B Baha Hukukve Danışmanlık Görüşme planlayın

Ana sayfa  ·  Çalışma Alanları  ·  Ceza Hukuku

Çalışma Alanı

Ceza Hukuku

Soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma, tutukluluk incelemeleri, itiraz ve istinaf başvuruları. Bu sayfa, ceza sürecinin ilk saatlerinde en çok yanlış bilinen noktaları ve kanunun öngördüğü süreleri açıklar.

İlk yirmi dört saat

Ceza sürecinde en belirleyici an, çoğu zaman davanın kendisi değil gözaltının ilk saatleridir. O saatlerde verilen bir ifade, yıllar sürecek bir yargılamanın seyrini belirleyebilir. Bu yüzden bu sayfaya oradan başlıyoruz.

Kanuni süreler

Gözaltı Yakalama anından itibaren 24 saat. En yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre bunun dışındadır ve 12 saati aşamaz.
Gözaltı uzatma Toplu işlenen suçlarda, her defasında bir günü geçmemek üzere 3 gün. Uzatma emri gözaltına alınana derhâl tebliğ edilir.
Tutukluluk incelemesi Soruşturmada en geç 30'ar günlük sürelerle, şüpheli veya müdafii dinlenerek.
İstinaf 2 hafta — hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren.
Temyiz 2 hafta — yine gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren.
Takipsizliğe itiraz 2 hafta — kararın tebliğinden itibaren, sulh ceza hâkimliğine.

Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.91, m.108, m.173, m.273 ve m.291.

İstinaf süresi 2024'te değişti

Uygulamada hâlâ sık karşılaşılan bir yanılgı var: istinaf ve temyiz süresinin duruşmada kararın açıklanmasıyla başladığı sanılıyor. 2024 yılında yapılan değişiklikle her iki sürenin de başlangıcı, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarih olarak belirlendi. Yani gerekçeli karar elinize ulaşmadan süre işlemeye başlamaz. Buna rağmen kararın açıklandığı günü esas alıp süre hesaplamak, gereksiz bir telaşa ya da tersine, yanlış bir rahatlığa yol açabiliyor.

Susma hakkı ve müdafi

İfade alınırken kolluğun size bildirmek zorunda olduğu şeyler kanunda tek tek sayılmıştır: yüklenen suçun ne olduğu, müdafi seçme hakkınızın bulunduğu ve avukatın ifade sırasında hazır bulunabileceği, yakalandığınızın yakınlarınıza bildirileceği, ve yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni hakkınız olduğu.

Bunun yanında, şüpheden kurtulmanız için somut delillerin toplanmasını isteyebileceğiniz hatırlatılır. Yani savunma yalnızca "anlatmak" değildir; lehinize olan delillerin toplanmasını talep etmek de savunmanın parçasıdır ve bu talep ilk ifadede yapılabilir.

Müdafi ne zaman zorunludur

Avukat bulundurmak kural olarak şüphelinin tercihidir. Ancak bazı hâllerde istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir:

  • Şüpheli veya sanık çocuksa
  • Kendisini savunamayacak derecede malul ise
  • Sağır ve dilsiz ise
  • Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suç söz konusuysa

Müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan eden kişiye ise, istemi hâlinde baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.

Avukatsız verilen kolluk ifadesi

Bu, sayfadaki en önemli başlık. Kanun açıktır: müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.

Uygulamada burada kritik bir ayrıntı var ve çoğu zaman gözden kaçıyor:

Şüpheli veya sanığın, müdafi olmadan alınan kolluk ifadesini Cumhuriyet savcılığında doğrulaması, hükme esas alınması için yeterli değildir.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/4100, K. 2024/6543, 30.05.2024

Yani doğrulamanın hâkim veya mahkeme huzurunda yapılmış olması gerekir. Savcılıkta tekrarlanmış olması bu sonucu değiştirmez. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, müdafi hazır olmaksızın alınan kolluk ifadesi hukuki değerden yoksundur; duruşmada okunamaz ve mahkemedeki savunmayla arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle bile gündeme getirilemez.

Bunun pratik anlamı şudur: gözaltındayken avukat talep etmek, sonradan telafisi güç bir hakkı korumak demektir. "Nasıl olsa doğruyu söylüyorum" düşüncesiyle avukatsız ifade vermek, ifadenin içeriğinden bağımsız olarak savunmanızı zayıflatır.

Tutukluluk otomatik devam etmez

Tutukluluk, bir kez karar verildikten sonra kendiliğinden süren bir durum değildir. Soruşturma evresinde, tutuklunun cezaevinde bulunduğu süre içinde ve en geç otuzar günlük süreler itibarıyla, tutukluluğun devamının gerekip gerekmediği sulh ceza hâkimi tarafından yeniden değerlendirilir. Bu değerlendirme, şüpheli veya müdafii dinlenerek yapılır.

Ayrıca bu inceleme yalnızca hâkimin veya savcının inisiyatifine bırakılmamıştır: aynı süre içinde şüpheli de tutukluluk durumunun incelenmesini isteyebilir. Kovuşturma aşamasında ise mahkeme, her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında da kendiliğinden karar verir.

Takipsizlik kararı son söz değildir

Şikâyetiniz üzerine kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse, bu kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilirsiniz. İtiraz dilekçesinde soyut şikâyet tekrarı yeterli değildir; kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olayların ve delillerin somut olarak gösterilmesi gerekir. Hâkimlik gerek görürse soruşturmanın genişletilmesini isteyebilir; istemi yerinde bulursa savcı iddianame düzenler.

Sık sorulanlar

Gözaltına alındım, ne kadar tutulabilirim?

Kural olarak yakalama anından itibaren yirmi dört saat. Buna, en yakın hâkim veya mahkemeye götürülmek için gereken zorunlu süre dâhil değildir ve o süre de on iki saati aşamaz. Toplu işlenen suçlarda savcı, her seferinde bir günü geçmemek üzere üç güne kadar uzatma emri verebilir; bu emrin size derhâl tebliğ edilmesi gerekir.

İfade verirken avukat istemek şüphe uyandırır mı?

Hayır, avukat talep etmek kanuni bir haktır ve aleyhinize yorumlanamaz. Kolluğun bu hakkı size bildirmesi zaten zorunludur. Susma hakkını kullanmak da aynı şekilde kanuni bir haktır; sessiz kalmanız suçun kabulü anlamına gelmez.

Avukatsız verdiğim ifade aleyhime kullanılır mı?

Müdafi hazır bulunmaksızın kollukta alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda tarafınızca doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Yargıtay uygulamasına göre bu ifadeyi savcılıkta doğrulamış olmanız yeterli değildir; doğrulama hâkim veya mahkeme önünde yapılmış olmalıdır.

Tutukluluğa itiraz edebilir miyim?

Evet. Tutukluluk en geç otuzar günlük sürelerle zaten yeniden incelenir, ancak bu süreyi beklemek zorunda değilsiniz; inceleme talebini siz de yapabilirsiniz. Ayrıca yakalama, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına karşı da sulh ceza hâkimine başvurulabilir; hâkim incelemeyi evrak üzerinden yapar ve yirmi dört saat dolmadan sonuçlandırır.

İstinaf süresi kararın açıklandığı gün mü başlar?

Hayır. Süre, hükmün gerekçesiyle birlikte size tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır. Bu 2024'te yapılan bir değişikliktir; önceki uygulamada süre kararın tefhiminden işlemekteydi. Yine de gerekçeli kararı beklerken dosyayı takipsiz bırakmayın.

Şikâyetim takipsizlikle sonuçlandı, yapabileceğim bir şey var mı?

Kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilirsiniz. İtirazın işe yaraması için, kamu davası açılmasını gerektirecek olay ve delillerin somut biçimde ortaya konması gerekir. Elinizde savcılığa sunulmamış bir delil varsa bunu itiraz aşamasında göstermek önemlidir.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Süreler ve sonuçlar dosyanın somut özelliklerine göre değişir; kendi durumunuz için değerlendirme yapılmadan işlem yapmayın. Sayfada anılan kanun hükümleri yayım tarihindeki metne dayanır, mevzuat değişebilir.