B Baha Hukukve Danışmanlık Görüşme planlayın

Ana sayfa  ·  Çalışma Alanları  ·  Sözleşmeler Hukuku

Çalışma Alanı

Sözleşmeler Hukuku

Ticari ve bireysel sözleşmelerin hazırlanması, incelenmesi, müzakeresi ve uyuşmazlık çözümü. Bu sayfa, sözleşme kurulurken ve bozulurken en çok karşılaşılan meseleleri açıklar.

Sözleşme, imzalandığı gün değil bozulduğu gün okunur

Sözleşmeler işler yolunda giderken kimsenin dönüp bakmadığı belgelerdir. Bir aksama olduğunda ise her cümlesi tartışılır. Bu yüzden bir sözleşmenin kalitesi, taraflar anlaşırken ne kadar kolay imzalandığıyla değil, anlaşamadıklarında ne kadar açık cevap verdiğiyle ölçülür.

Zamanaşımı süreleri

Genel kural Kanunda aksine hüküm yoksa her alacak 10 yıl.
Dönemsel edimler 5 yıl — kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi.
Vekâlet ve simsarlık 5 yıl — vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden doğan alacaklar; ticari simsarlık ücreti hariç.
Eser sözleşmesi 5 yıl; ancak yüklenici yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemişse bu istisna dışındadır.
Konaklama ve yeme içme 5 yıl — otel, motel, pansiyon, tatil köyü ile lokanta ve benzeri yerlerdeki bedeller.

Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.138, m.146, m.147 ve m.182.

Şartlar değiştiğinde: uyarlama

Sözleşmeye bağlılık esastır, ancak mutlak değildir. Kanun, dört şartın birlikte gerçekleşmesi hâlinde borçluya hâkimden uyarlama isteme hakkı tanır: sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun ortaya çıkması, bu durumun borçludan kaynaklanmaması, ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmesi ve borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş olması — ya da ifanın aşırı güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması.

Bu son şart uygulamada en çok gözden kaçandır: itiraz kaydı koymadan ödeme yapan taraf, sonradan uyarlama isteyemez. Uyarlama mümkün değilse borçlu sözleşmeden dönme hakkına sahiptir; sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak dönme yerine fesih hakkı kullanılır.

Maddenin ikinci fıkrası ayrıca bir tereddüdü ortadan kaldırır: bu hüküm yabancı para borçlarında da uygulanır.

Cezai şart

Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler. Ancak bu serbestlik denetimsiz değildir:

Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.

Türk Borçlar Kanunu m.182/3

"Kendiliğinden" ifadesi önemlidir; indirim için tarafın ayrıca talepte bulunması gerekmez. Bu nedenle sözleşmeye caydırıcı olsun diye yazılan çok yüksek cezai şartlar, çoğu zaman beklenen sonucu vermez.

Bir de bağlılık kuralı vardır ve tek yönlü işler. Asıl borç herhangi bir sebeple geçersizse veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse cezanın ifası istenemez. Buna karşılık ceza koşulunun geçersiz olması, asıl borcun geçerliliğini etkilemez.

Sözleşme hazırlarken

Uyuşmazlıkların büyük kısmı sözleşmede yazan bir cümleden değil, yazılmayan bir konudan çıkar. Bir sözleşme incelemesinde ilk baktığımız başlıklar şunlardır:

  • Edimin sınırı: ne yapılacağı kadar ne yapılmayacağı da yazılmalı; "gerekli tüm işler" gibi ifadeler her iki tarafça farklı okunur.
  • Takvim ve gecikme: teslim ve ödeme tarihleri, gecikme hâlinde önce ne olacağı — süre verilecek mi, doğrudan ceza mı işleyecek.
  • Sona erme: sözleşmenin hangi hâllerde ve nasıl bir bildirimle sona ereceği; fesih ile dönme arasındaki fark sonuçları tamamen değiştirir.
  • Değişiklik ve devir: sözleşmenin yazılı olmadan değiştirilip değiştirilemeyeceği, üçüncü kişiye devredilip devredilemeyeceği.
  • Uyuşmazlık: yetkili mahkeme veya tahkim, uygulanacak hukuk, ihtarların hangi adrese ve hangi yolla yapılacağı.
  • Teminat ve cezai şart: miktarın orantılı olması; aşırı ceza hâkim tarafından indirileceği için caydırıcılık beklentisi gerçekçi olmalı.

Sık sorulanlar

Alacağım için ne kadar sürem var?

Kural on yıldır. Ancak kira, faiz ve ücret gibi dönemsel edimler ile vekâlet, simsarlık ve eser sözleşmesinden doğan alacaklarda süre beş yıldır. Sözleşmenizin türü bu sürenin hangisi olduğunu belirler; bu yüzden ilk bakılan şey sözleşmenin niteliğidir.

Kur arttı, sözleşmeyi uyarlatabilir miyim?

Uyarlama hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır, ancak dört şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir. Uygulamada en çok takılan nokta, borcun henüz ifa edilmemiş olması veya ifanın haklar saklı tutularak yapılmış olması şartıdır. Kayıtsız ödeme yaptıysanız bu yol kapanmış olabilir.

Sözleşmede yazan cezai şartı ödemek zorunda mıyım?

Hâkim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir; ayrıca talep etmenize gerek yoktur. Ayrıca asıl borç geçersiz veya sizin sorumlu tutulamayacağınız bir sebeple imkânsız hâle gelmişse cezanın ifası hiç istenemez.

Sözleşmeyi imzalamadan gösterebilir miyim?

En doğrusu bu. İmzalanmış bir sözleşmeyi düzeltmek, imzalanmadan önce bir cümle eklemekten çok daha zor ve pahalıdır. İnceleme için sözleşmenin son hâlini ve varsa ekleriyle birlikte gönderin.

Karşı taraf sözleşmeye uymuyor, hemen dava mı açmalıyım?

Çoğu sözleşmede dava öncesinde yapılması gereken adımlar vardır: usulüne uygun ihtar, süre verme, bazı hâllerde arabuluculuk. Bu adımlar atlanırsa dava usulden reddedilebilir. Önce sözleşmenin sona erme ve uyuşmazlık maddelerine bakmak gerekir.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Sözleşme uyuşmazlıklarında sonuç, metnin somut hükümlerine ve tarafların yazışmalarına göre değişir. Sayfada anılan kanun hükümleri yayım tarihindeki metne dayanır, mevzuat değişebilir.